Otlandım ne demek ?

Kerem

Global Mod
Global Mod
“Otlandım” Ne Demek? Bir Hikaye Aracılığıyla Anlatmak İstediğim Bir Şey Var

Merhaba Forumdaşlar!

Bugün sizlerle, belki de hayatımızda sıkça karşılaştığımız ama belki de tam olarak anlamını kavrayamadığımız bir kelimenin, "otlandım"ın derinliklerine inmek istiyorum. “Otlandım” dediğimizde çoğumuzun aklına ilk gelen şey belki de şudur: Bir noktada tıkanmak, kaybolmak, hatta hayatın akışından biraz kopmak… Ama bunun gerisinde yatan duygular, psikolojik süreçler ve insan ilişkileri ne kadar karmaşık?

Gelin, size bu kelimenin tam anlamıyla ne ifade ettiğini anlatacak bir hikaye paylaşayım. Hikayemin içinde, çözüm arayan bir erkek ve ilişkisel derinliklere inmeyi seven bir kadın var. İkisi de aynı durumu farklı şekilde algılıyor ve bu farklılıklar, hikayeyi ilerletiyor.

“Otlandım” dediği an, o anın derinliği…

Bir sabah, Ahmet kendini hiçbir şey yapacak halin kalmadığı bir noktada buldu. Bütün hafta boyunca işe gitmek zorunda kalmış, akşamları yorgun argın eve dönmüş ve bir türlü içindeki boşluğu dolduramamıştı. Yine de gözlerinde, kararlı bir ışık vardı. Ahmet, hep çözüm arayan bir adamdı. Her şeyin bir çözümü olduğuna inanırdı. Hayat, zorluklarla dolu olsa da, sonunda üstesinden gelinebilir diye düşünüyordu.

O gün, kahvaltısını yaparken eski bir arkadaşı ona mesaj atmıştı: “Ahmet, seninle görüşmemiz lazım, ben otlandım.”

“Otlandım” kelimesi Ahmet'in kafasında çınladı. Ne demekti bu? Otlandığını söyleyen arkadaşının hiçbir zaman böyle bir ruh haline girmediğini bildiği için, kelimenin derinliğini bir türlü çözememişti. “Otlanmak” ne demekti ki? Bir yerde sıkışıp kalmak mı, bir soruna saplanıp kalmak mı? Yoksa bu, tamamen yeni bir kelime miydi, onu da bilmiyordu.

Bir Kadın ve Bir Erkeğin Duygusal Taktikleri

Ahmet, arkadaşının durumunu anlamak için hemen ona telefon etti. O sırada aklında bir sürü şey vardı: Ne olduğunu, neden böyle hissettiğini ve ona nasıl yardım edebileceğini düşünüyordu. Çözüm arıyordu. Hızlıca “bu durumdan nasıl çıkarsın?” sorusunun cevabını düşünmeye başlamıştı. Belki de ondan birkaç tavsiye alır, belki de onu biraz cesaretlendirirdi. O, her durumda çözüm bulabilirdi, çünkü çözüm odaklıydı. Hayat bir dizi problem ve bu problemleri çözmek için her zaman bir yol vardı.

Ancak Ahmet’in aradığı çözüm, aslında onun sorunu daha da büyütecekti. Ahmet, arkadaşına ne yapması gerektiğini anlatırken, “Otlanma, yapman gereken her şeyin bir yolu var” diyordu. Oysa, arkadaşının istediği şey farklıydı. O, gerçekten "otlanmıştı."

Telefonu kapattığında, bir yandan işlerin doğru gitmediğini, bir yandan ise Ahmet’in arkadaşının ruh haline daha dikkatle bakması gerektiğini fark etti. Kendini sadece çözümle sınırlamak, insanın derin duygusal ihtiyaçlarını göz ardı etmek anlamına geliyordu.

Bir Kadının İlişki Duygusu: Farklı Bir Yorum

Bir süre sonra Ahmet’in arkadaşı, her zaman pozitif bir insan olan Zeynep ile karşılaştı. Zeynep, insanları anlamaya çalışan ve her zaman duygusal derinliklere inmeyi seven bir kadındı. O gün Zeynep, Ahmet’in arkadaşıyla konuşmaya karar verdi. Fakat, bu sohbet bambaşka bir yöne gitti.

Zeynep, “Otlandığını hissediyorsan, önce bunu kabul etmelisin. O anda hissettiklerini yaşamalısın” dedi. Ahmet’in arkadaşına, “Bazen tıkanmak, kaybolmuş hissetmek, belki de bir süre böyle hissetmek, sadece bir anlık bir durumdur. Ama eğer bunu kabul edersen, sonra çözümün ne olduğunu fark edebilirsin” diye ekledi.

Zeynep, duygusal bir bağ kurarak bu durumu açıklamayı tercih ediyordu. Çözüm aramak bir yana, önce içsel bir rahatlama, kabul etme ve kabul edilme durumu olmalıydı. Ahmet’in arkadaşı için otlanmak, bir şeylerden kaçmak değil, aslında tüm duygusal yükleri içeri alıp, kabul etmekti. Zeynep, bunun bir tür özgürleşme olduğuna inanıyordu. Ve belki de Ahmet'in arkadaşının yaşadığı şey, çözüme kavuşmak için önce içsel bir yolculuk yapması gerektiği bir süreçti.

Ahmet’in arkadaşı, Zeynep’in söylediklerine bir süre sessizce dinledi. Zeynep’in bakış açısını anlamıştı. O, otlandığını hissettiği anda, Zeynep’in bakış açısı ona bir güven duygusu verdi. Zeynep’in söyledikleriyle, hayatı çözüme kavuşturma telaşı yerini, içsel bir rahatlamaya ve yaşadığı duyguyu kabul etmeye bırakmıştı.

Hikayenin Sonunda: Hepimizin Otlandığı Anlar Olur

Sonunda Ahmet’in arkadaşı, Zeynep’in tavsiyesini bir adım ileriye taşıdı. Ne olursa olsun, o anın değerini anlamak ve içsel huzuru bulmak için bir adım atması gerektiğini fark etti. Ahmet’in ise başka bir noktada hissettiği şey vardı: Çözüm, sorunun üstüne gitmekle değil, bazen kabul etmekle gelir. Yani, belki de bir zamanlar "otlandığını" hisseden Ahmet, şimdi bu kelimeyi farklı bir anlamda kabullenmişti.

Hikayemiz belki de "otlandım" kelimesinin anlamını tam olarak açıklamasa da, hepimizin zaman zaman içinde kaybolduğumuz, tıkandığımız, zorlandığımız anlar olduğunu hatırlatıyor. Ama bu anlar, aslında birer geçiş noktasıdır. Hem erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımı hem de kadınların duygusal derinliklere inme şekli, bu tür anları farklı algılamamıza neden olabilir.

Forumda Tartışalım: “Otlandım” Ne Demek?

Hikayemi okuduktan sonra, hepinizin farklı bakış açılarını görmek istiyorum! Erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımı ile kadınların duygusal ve ilişkisel bakış açıları arasındaki farklar hakkında ne düşünüyorsunuz? “Otlandım” dediğinizde aklınıza neler geliyor? Herkesin zaman zaman "otlandığı" anlar olduğunu düşündüğümüzde, bu durumu aşmak için ne tür adımlar atılabilir?

Hadi tartışalım! Yorumlarınızı merakla bekliyorum!
 
Üst