Dihibrit ne demek ?

Deniz

Global Mod
Global Mod
Dihibrit Ne Demek? Genetikte İki Özelliğin Aynı Anda Takibi

Dihibrit kelimesini ilk gördüğümde benim de aklıma gelen şey şu olmuştu: “Hibrit tamam da, dihibrit tam olarak neyi ikiye katlıyor?” Genetik konularında terimler bazen olduğundan daha karmaşık görünebiliyor. Oysa dihibrit kavramının temel mantığı oldukça anlaşılır: iki farklı özelliğin kalıtımını aynı çaprazlama içinde birlikte incelemek.

Örneğin bezelyelerde tohum rengi ile tohum şeklinin aynı anda ele alındığını düşünelim. Bir özellik sarı/yeşil, diğer özellik yuvarlak/buruşuk olsun. İşte bu iki karakterin birlikte nasıl aktarıldığını inceleyen çaprazlama, klasik anlamda dihibrit çaprazlama olarak adlandırılır.

Burada önemli bir ayrım var: “Dihibrit” yalnızca iki özellik taşıyan canlı demek değildir. Genetikte esas mesele, iki farklı gen çiftinin kalıtımını birlikte değerlendirmektir. Mendel'in bezelyeler üzerinde yaptığı çalışmalar, kalıtsal özelliklerin belirli kurallar çerçevesinde nesilden nesile aktarılabileceğini göstermiş ve modern genetiğin temelini oluşturmuştur. Genome.gov+1

Peki klasik dihibrit çaprazlama neden bu kadar önemli? Ve neden ders kitaplarında sürekli 9:3:3:1 oranını görüyoruz? Bence asıl tartışılması gereken nokta da burada başlıyor.

Dihibrit Çaprazlama Nasıl Çalışır?

En klasik örnek üzerinden ilerleyelim.

İki özellik seçelim:

- A/a: tohum rengi

- B/b: tohum şekli

Büyük harfle gösterilen alellerin baskın, küçük harfle gösterilenlerin çekinik olduğunu varsayalım. Tamamen klasik Mendel modeli kullandığımız için başlangıçta şu çaprazlamayı ele alabiliriz:

AABB × aabb

Bu iki ebeveynden oluşan F1 kuşağındaki bireylerin tamamı:

AaBb

olur.

Şimdi F1 bireylerini kendi aralarında çaprazladığımızı düşünelim:

AaBb × AaBb

İşte dihibrit çaprazlamanın en bilinen kısmı burada ortaya çıkar.

Her bir AaBb bireyi, bağımsız dağılım varsayımı altında dört farklı gamet oluşturabilir:

AB, Ab, aB, ab

Dolayısıyla Punnett karesinde 4 × 4 olmak üzere 16 olası kombinasyon ortaya çıkar.

Fenotip düzeyinde klasik sonuç:

9 : 3 : 3 : 1

şeklindedir.

Yani teorik olarak:

- 9 birey her iki baskın özelliği,

- 3 birey birinci baskın, ikinci çekinik özelliği,

- 3 birey birinci çekinik, ikinci baskın özelliği,

- 1 birey ise her iki çekinik özelliği

gösterebilir.

Bu oran rastgele ezberlenmesi gereken bir sayıdan ibaret değil. İki ayrı 3:1 oranının matematiksel olarak birlikte değerlendirilmesinden gelir. Örneğin her bir özellik için baskın fenotip olasılığını 3/4, çekinik fenotip olasılığını 1/4 kabul edersek:

3/4 × 3/4 = 9/16

3/4 × 1/4 = 3/16

1/4 × 3/4 = 3/16

1/4 × 1/4 = 1/16

Dolayısıyla 16 parçaya çevirdiğimizde 9:3:3:1 elde edilir. Klasik genetik kaynaklarında bu dihibrit fenotip oranı bağımsız dağılım ilkesiyle ilişkilendirilir. Nature+1

Dihibrit ile Monohibrit Arasındaki Fark Nedir?

Burada kavramı daha kolay anlamanın yolu dihibriti monohibritle karşılaştırmak.

Monohibrit çaprazlama, temel olarak tek bir gen çifti veya tek bir karakterin kalıtımını inceler.

Örneğin:

Aa × Aa

çaprazlamasında klasik fenotip oranı:

3 baskın : 1 çekinik

şeklindedir.

Dihibritte ise aynı anda iki karakter takip edilir:

AaBb × AaBb

Dolayısıyla olası genotip kombinasyonlarının sayısı da artar.

Bu farkı bir çeşit “yakınlaştırma seviyesi” gibi düşünebiliriz. Monohibrit analiz bize tek bir kalıtsal özelliğin davranışını gösterirken, dihibrit analiz iki özelliğin aynı nesilde nasıl kombinasyonlar oluşturabileceğini inceleme imkânı verir.

Ancak burada çok önemli bir nokta var: 9:3:3:1 oranı her dihibrit çaprazlamada otomatik olarak ortaya çıkmaz.

Bu oran belirli varsayımlara dayanır.

9:3:3:1 Oranı Neden Her Zaman Gerçek Hayatta Görülmez?

Bence dihibrit konusunun en çok gözden kaçırılan tarafı burası.

Ders kitaplarında genellikle iki genin bağımsız dağıldığı, tam baskınlık olduğu, genlerin tek bir karakter üzerinde basit şekilde etkili olduğu ve yeterince büyük bir yavru grubunun incelendiği varsayılır.

Gerçek biyolojide ise işler daha karmaşıktır.

Örneğin aynı kromozom üzerinde birbirine yakın bulunan genler bağlı genler olarak davranabilir. Bu durumda bağımsız dağılım varsayımı bozulabilir. Genler arasındaki bağlantı ve rekombinasyon, yavrulardaki kombinasyonların beklenen klasik oranlardan sapmasına neden olabilir. Mendel'in deneyleriyle ilgili modern değerlendirmeler de bağımsız dağılım ilkesinin önemli olduğunu, ancak genetik sistemlerin bunun ötesinde çok sayıda istisna ve genişletme içerdiğini gösteriyor. Nature+1

Üstelik genler her zaman birbirinden tamamen bağımsız davranmaz.

Epistaz, bir genin başka bir genin fenotipik etkisini değiştirmesi gibi etkileşimleri ifade eder. Böyle bir durumda iki genin sonuçlarını basitçe “3/4 × 3/4” şeklinde çarpmak yeterli olmayabilir.

Ayrıca eksik baskınlık, eş baskınlık, çoklu aleller, cinsiyete bağlı kalıtım ve çevresel etkiler de klasik Mendel modelinin ötesine geçer. Modern genetik araştırmaları Mendel yasalarının değerini ortadan kaldırmak yerine, bu yasaların hangi koşullarda geçerli olduğunu daha iyi anlamamızı sağlıyor. Nature

Dihibriti Anlarken “Veri” ile “Yorum” Arasındaki Fark

Dihibrit sorularında benim dikkat çekici bulduğum noktalardan biri, öğrencilerin çoğu zaman teorik oranı gerçek veriyle karıştırması.

Örneğin 160 yavru incelendiğini düşünelim. Teorik olarak 9:3:3:1 oranına göre beklenen dağılım:

- 90

- 30

- 30

- 10

olacaktır.

Fakat deneyde örneğin:

- 86

- 34

- 29

- 11

gibi sonuçlar elde edilebilir.

Bu durum tek başına Mendel modelinin yanlış olduğunu göstermez. Çünkü biyolojik sistemlerde örneklem büyüklüğü sınırlıdır ve rastlantısal farklılıklar meydana gelir.

Tam tersine, küçük bir yavru grubunda 9:3:3:1'e tam olarak ulaşılması da teorinin “kanıtlandığı” anlamına gelmez.

Burada istatistiksel düşünmek gerekir.

Yeterli sayıda gözlem toplamak, beklenen değerlerle gözlenen değerleri karşılaştırmak ve sapmanın rastlantısal olarak açıklanıp açıklanamayacağını değerlendirmek daha sağlıklı bir yaklaşımdır.

Mendel'in çalışmalarının bugün hâlâ önemli olmasının nedenlerinden biri de yalnızca belli oranları bulmuş olması değil, kontrollü çaprazlamalar yaparak gözlemlerden kalıtım modelleri çıkarmaya çalışmasıdır. NHGRI'nin Mendel çalışmalarına ilişkin tarihsel açıklamasına göre Mendel yıllarca bezelyelerde kontrollü çaprazlamalar yapmış, sonraki nesilleri ayrı ayrı yetiştirip özellikleri sistematik biçimde incelemiştir. Genome.gov
 
Üst